küçük İskender, Ahmet Erhan’ı yazdı: “a h m e t e r h a n d a b e n i m g i b i s o y a d ı n ı s e v m e z”

Görselı.
Ahmet Erhan’la benim tanışmadan yan yana gelişimiz hayli eski bir tarihin eline bakar:

Seksenlerdeki önemli politik kazançlardan Militan Dergisi, edebiyata da yer veren kuvvetli bir düşünce yapılanmasıydı; Cağaloğlu Atasaray İşhanı’nın birinci katındaki küçük ofisi, babamın atölyesiyle yan yanaydı ve babam bu derginin kapaklarını yapıyordu dostça. Ahmet’in ürün verdiği bir dergiydi Militan; bense Derman Över’e yaz tatillerinde yardım eden bir ufaklık. Kesin yan yana geçmişizdir o han içerisinde, koridorlarda diye düşünürüm hep. Yıllar sonra şiirini severek okuyacağım, gönüldaş bileceğim biriyle o vakitler böyle karşılaşmışız. O da hatırlamıyor, ben de. İnsan, bir zaman sonra önemseyeceği kişilerle bir gezegeni paylaşıyor bilinçsizce. Otobüste, sinemada, meydanlarda, sokakta birbirimizi bilmeden, hiç yakışık almayan bir yalnızlıkla dönenip duruyoruz salakça.

ıı.
Ahmet’in şiirine elbette geleceğim; ancak, ön sevişmeyi uzun tutmaktan yanayım: Bir Tüyap Kitap Fuarı’nda Ahmet Erhan ve küçük İskender olarak el sıkıştık. Hafızam beni yanıltmıyorsa, Hüseyin Alemdar’dır buna aracılık eden. Votkası vardı yedeğinde. Bardan aldığı içkiyi masa altından tazeleyip durdu sohbet boyunca. Yorgundu. Ankara’dan gelmişti. Yüzünde İstanbullularda hiç de olmayan bir muzır gülümseyiş, içtenlik vardı; sanki köklü bir dostlukla çevrelenmişiz gibi konuştuk birkaç saat. Şiirlerimiz karşılaştırıldığında sıradan okura göre hiç de aynı yolun yolcusu olmayan bu iki adamın sonralara sarkan muhabbeti böyle başladı denilebilir. Ülker Sokak’taki (kuş)yuvası, kaybetmeye niyetli olmayan birinin sıcaklığıyla yaşanır hale geldi. Direniyordu Ahmet. Kimselerle paylaşmadığına sonsuz inandığım bir umutla direniyor ve acısını, kimi zaman yıldığını belli etmemeye çalışıyordu. O da parasızdı. O da terk edilmişti. O da memnun değildi. Sıradan okura dipnot niyetine: Bireyleri nedenler kadar sonuçlar da kucaklaştırıyor.

ııı.
Üzülüyorsunuz: Ahmet’i içkiye gömülmüşlükle suçlayan şairlerin benim şiir akşamlarında sahnede mikrofonu devirip ayakta duramayacak kadar sarhoşken, ağzından tükürük saça saça, ne söylediklerinin anlaşılmadığı günlere dönünce. Allah ile şiir arasında kısmi solculuk yapan felsefe kırıntısı amorfların, güzelliklere saldırması kaçınılmaz. İşte, benzeri ihanetler yüzünden, bu soytarılar dışındaki güruh yüzünden kendine bakmayı, kendiyle barışmayı öğrendi Ahmet. Simurg’un ne anlama geldiğini değil, hangi anlamla taşınması gerektiğini hissetti. Aynı gecelerde, aynı mahallelerde, aynı memlekette sokak köpeği olmamızın teminatı bundadır.

ıv.
Ahmet’i kuşağındaki diğer yaratıcılardan ayıran, onu kuşağının dışında düşünmemizi sağlayan kimi unsurlar var: Kimse kırılmasın, Ahmet sahici. Yanılsa da, inansa da, kavgalansa da, dağıtsa da, toparlasa da sahici. Şiirlerindeki duruluk, sadelik, hüzün, ütopyalara karşı burukluk, şakşakçılara bezginlik ve tekrar gibi görünüyor. Hayır. Ahmet’inki yorucu bir tahlil ve bu tahlilin arkasındaki düş kırıklığıdır. Gençliği boyunca hiç pervasızca peşinden ölümüne gidebileceği bir davanın gündemden düşürülmesi ve bazı yoldaşlarının keskin kaypaklıklarıdır. Bir şaire bundan öte ne dokunabilir?! Ki Ahmet, bu boşaltılış esnasında din veya kapitalizme davet tuzağına her zaman tekmeyi vurmuş, oralardan hayata tutunup günü kurtaracağına bildiğini okumaya devam etmiştir. Anarşist toplama katılma süreci burada başlamıştır denilebilir.

v.
Ahmet’in anarşist söylemi, şehirden uzaktır. Kasvetli Ankara bile şiirini etkileyememiş, daha çok kırsal olanın şehre bakışıyla, şehirle/ şehirdeki mikropla, şehirde yuvalanmayı güven sanan faşizmle çatışan, bunu yaparken halk söylemini gözardı etmeyen/edemeyen bir stil geliştirmiştir. Ozanlık ile Şairlik arasındaki gidiş gelişi, her iki tarafa da duyduğu öfkeyle karışık sevgidir. Bu, arada kalış’tan çok, arada duruş’un çok yönlü görüş ve yorum sağlayabilme yetisiyle açıklanabilir. ‘Şair olmanın ömre zararlılığı’ hususunda hemfikirdir.
Ömre zarar olan’ın şair olmak’tan çıkıp insan olan’ı tahrip ettiğini fark ettiğinde yalnızlığını korumaya almaya karar vermesi, kendi tasarrufunun yan ısıra edebiyat için de bir kazanca dönüşmüştür.

vı.
Bütün dünya için huzur isterken kendi huzurun bozuluyor ve sonuçta hiçbir şey somutlaştırılamıyorsa, çareyi münzevi bir hayatın sana sunabileceği küçük değerlerle yetinmekte bulursun: Şiirin de buna doğru ilerler. Çakmakçı’nın saçmaladığı gibi konformist bir hayatı tercih değildir bu. Bir lokma bir hırka’nın konformizmle karıştırıldığı bir ortamda Ahmet Erhan, soyadını, tarihini bırakıp adam gibi dikilmiştir okurun önüne. Ona çatanlar gibi sevgisiz, saygısız ve yalnız da bırakılmış değildir.

vıı.
Bilerek uzun tuttum ön sevişmeyi; sevişmek deyince sevmek fiilinin işteş hali yani; birlikte yapılan hali. Koşmak/koşuşmak, vurmak/vuruşmak, dövmek/dövüşmek gibi. Sevmek/sevişmek meselesi. Şiiri hakkında konuşacağımı, yazacağımı sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Başımızı yemiş bir hadisenin zamanı değil. Ölünün imama faydası olmaz. Kısaca, aynı sol’dan çıkıp ayrı kulvarlarda koşan atlar misali, benim şiirimle Ahmet’in şiiri pek bir sevişir. Bilin istedim. Fikrimce muhabbetle ifade ederim.

( MEDUSA’NIN MAKASI adlı kitaptan… )

Reklamlar

About okuryazarsanat

Okur Yazar, bir kişi veya kuruma bağlı olmayan; sosyal paylaşım ağları üzerinde sanatın her dalıyla ilgili haberleri, gelişmeleri, etkinlikleri duyurmayı amaçlayan; sanatın her dalına mensup sanatkarların eserlerini paylaşırken, yeni yüzlere ve toplumsal duyarlılık veya dayanışma gerektiren olaylara da seyirci kalmayan bir kültür sanat oluşumudur. Twitter, Facebook, Tumblr, Instagram, Pinterest, Blog adreslerimiz "Anasayfa" sütununda belirtilmiş olup, Okur Yazar'ın isim benzerliği olan internet siteleri, kendi belirttiğimiz adreslerimiz dışında farklı sosyal paylaşım hesapları ve basılı yayınlarla ilgisi yoktur. Paylaşım yaptığımız adresler sosyal paylaşım hesaplarımızda belirtilmiştir.
Bu yazı Genel içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s